fadeedddff
DOLAR: 7.29 TL
EURO: 8.62 TL

Yerel Kalkınma ve Sivil Toplum Kuruluşları

Yerel Kalkınma ve Sivil Toplum Kuruluşları

Bazı Sivil Toplum Kuruluşları, yerel yönetimlere, yerel sorunların çözümü için, projeler üretip sunmaktadır. Hatta sunmuş oldukları bu projelerin bazılarını belediyelerle ortak çalışmalar bile yapmaktadırlar.

Bu çalışmaları yerel yönetimlerle yaparken, merkezî idareye bağlı kamu kurumlarıyla da yapabilmektedir. AB Proje mantığında, Sivil Toplum kuruluş’larla iş birliği yapılması gibi bir zorunluluk yok ama beraber proje üretme ve uygulamanın da önemli olduğunu da belirtmeliyiz. Çünkü proje teklif sürecinde önemli bir rekabet üstünlüğü olduğunu da söyleyebiliriz.

Bu çalışmaları yaparken de, Sivil toplum kuruluşlarını, yerel yönetime bağımlı hâle getirilmemelidir. Yerel makamın uydusu haline getirmek doğru bir anlayış değildir. Sivil toplum kuruluşları kendi aralarında, beraber çalışma ve iş birliği geliştirmelidirler. Aksi takdirde sivil toplum örgütleri kamu idarelerinin inisiyatifi ile hareket etmek durumunda kalırlar. Buda, Sivil Toplum Kuruluş kavramını zedeleyerek, sivil toplumun elini zayıflatacak bir gelişme olacaktır.

Onun için Sivil toplum kuruluşları Yerel kamuoyu oluşturma noktasında etkin rol üstlenebilmeli, sürdürülebilir kalkınmayı sağlama ve yerel demokrasiyi güçlendirme sürecinde de yönlendirici, bilgilendirici, organize edici kurumsal yapıya ulaşmalıdırlar.

Artık ulusal kalkınma anlayışından yerel kalkınma anlayışına geçiş olmuştur. Bu da kentler arası rekabetin ortaya çıkmasına vesiledir. Kentsel siyasetin yönlendirilmesi ve yerel politika oluşturması, katılımcı demokrasinin yerel siyasetçilerini gündeme getirmiştir. Böylelikle kenti, paydaşlarla yönetme, iyi yönetişim anlayışı gibi sistemin, kamu yönetiminde itibar görmeye başladığını görmekteyiz.

Katılımcı kent yönetim sistemi, temsili demokrasinin klasik yöntemlerini zorlamaktadır. Buda sivil toplum örgütlerinin, yerel politika sürecinde aktif rol almalarını tetiklemiştir. Dolayısıyla, sivil toplum kuruluşları eskisinden daha farklı bir şekilde, yerel siyaset arenasına çıkmaya başlamıştır.

Kentlerin sağlıklı kalkınmasında, güzel bir yaşam alanı hâline gelmeleri için, kent paydaşlarının, karar alma süreçlerine etkin olarak katılmaları çok önemli olduğu muhakkaktır. Ancak yeni kamu yönetimi anlayışı, sivil toplumun sadece kararlara katılımını değil, uygulayabilirliğini de arzu etmektedir. Dolayısıyla, Siyasetin yerel boyutunda yaşanan bu değişim, ister istemez sivil toplum kuruluşlarının yerel siyaset alanında önemini artırmıştır.

Bu değişim, örgütlü toplum olmayı teşvik etmiştir, kuvvetlendirmiştir. Toplumsal sorunlara, yerel bazda yeteri kadar pratik çözümler üretilemeyişi, sivil toplum kuruluşlarını çözüm öngören, proje hazırlayan ve uygulayan bir konuma taşımıştır. Bu konuda örgütlenen insanların sayısı artmıştır. Sivil toplum kuruluşları birer kurum olarak yerel siyasetin vazgeçilmez odakları hâline gelmişlerdir.

Yukarı Çık